Mesane Hastalıkları

MESANE TAŞLARI

Üriner sistem taşları büyük sıklıkla böbrek içinde oluşur. Küçük taşlar, böbrekten idrar kanalı vasıtasıyla önce mesaneye ulaşır ve sonra da idrar ile dışarı atılır.

Normalde böbrekle mesane arasındaki idrar kanalı 2 – 3 mm çapında, mesane sonrasındaki üretra denilen kanal ise 6 – 7 mm çapındadır. Kısaca mesaneye ulaşabilen taş sonrasında bir sorun yaşanmadan kolayca dışarı atılabilir. İdrar yollarının mesane sonrasındaki bölümünde bir tıkanıklık olursa taş mesaneden dışarıya atılamayabilir. Bu bölümün tıkanması, en sık ileri yaşlardaki erkeklerde prostatın büyümesi nedeniyle görülür. Prostat mesanenin hemen sonrasında üretrayı (idrar kanalını) çepeçevre saracak şekilde yerleşmiş, salgıladığı sıvı ile üreme fonksiyonuna yardımcı bir bezdir. 50 yaşından itibaren yavaş yavaş büyüyerek idrar kanalının tıkanmasına yol açabilir. Üretrada daralma prostat büyümesi dışında doğumsal olabilir veya üretraya yönelik uygulanan herhangi bir tıbbi işlemin istenmeyen etkisi olarak gelişebilir.

Mesane sonrasındaki idrar kanalının darlığı bazen mesanenin tamamen boşaltılmasına engel olabilir. Kalan idrar mesane içinde uzun süre bekleyeceği için mesane içinde de taş oluşumu görülebilir.

Mesane taşları olan hastalar genellikle idrara çıkarken yanma, sızlama; sık sık, az miktarda idrar yapma ve idrar tutmada güçlükten yakınırlar. Bazen idrar yapma sırasında mesanede serbest dolaşan taş, idrar kanalının önünü kapatarak idrarın aniden kesilmesine neden olabilir. Taşlar bazen idrar kanalının başlangıç kısmında sıkışarak burada tıkanıklık yapabilir. Bu durumda mesane dolu olduğu halde çok zor ve damla damla idrar yapma (idrar yapamama) görülür.

Mesane taşları taş kırma yöntemiyle kolaylıkla tedavi edilebilir. Ancak kırılan taşların rahatça dışarı atılacağından emin olmak için taş kırma tedavisinden önce, hastanın mesane sonrasındaki idrar kanalında bir darlık olup olmadığı kontrol edilmelidir. Eğer darlık, mesanedeki taşın kırıldıktan sonra dökülmesine izin vermeyecek boyutta ise taş kırma yerine cerrahi yöntemlerle tedavi seçilmelidir. Böylece hem taşın çıkarılması hem de darlığın genişletilmesi sağlanabilir.

Taşlar bazen idrar kanalının içinde sıkışarak kanalı tıkarlar. Bu durum sıklıkla erkeklerde ve prostat seviyesinde görülür. Bu bölgede taş kırma tedavisi çok ağrılı olduğundan bir sonda yardımıyla taş mesane içine itilerek burada taş kırma tedavisi uygulanabilir. Bu bölgede saptanan taşlar cerrahi yöntemlerle de tedavi edilebilir.

 

ÜRETEROVEZİKAL DARLIK HASTALIKLARI

Üreterovezikal Bileşke Darlığı Nedir?
Üreterovezikal bileşke idrarı böbrekten idrar torbası adı verilen mesaneye taşıyan tüp şeklindeki üreterler ile mesanenin birleştiği yerdir. Üreterovezikal bileşke darlığı bu bölgedeki tıkanmayı tanımlar. Darlık durumunda idrar mesaneye kolayca boşalamaz; idrar üreterde biriktiği için üreterde genişlemeye (megaüreter) ve böbrekte genişlemeye (hidonefroz) neden olur neden olur. Üretrovezikal bileşke tıkanıklığı hamilelikte anne karnında saptanan dördüncü en sık hidronefroz nedenidir (ilk üçü geçici hidronefroz, üreteropelvik bileşke darlığı ve vezikoüretral reflü).

Üreterovezikal Bileşke Darlığı Neden Olur?
Çoğunlukla anne karnında bebek gelişirken üreterovezikal bileşkedeki kas yapılarının tam olarak gelişememesinin buna neden olduğu düşünülmektedir. Kas dokusu olmazsa üreterin idrarı mesaneye doğru iletmek için yaptığı sağma hareketi oluşmaz, üreter normalden daha geniş, hareketsiz olur ve içinde idrar birikir. Daha nadir olarak geçirilen idrar yolu enfeksiyonları bu bölgede daralmaya neden olabilir. Böbrek taşlarının üreterovezikal bileşkeye ilerleyerek tıkaması, bu bölgedeki kapakcık veya normal dışı dokuların gelişmesi ile de tıkanma bulguları ortaya çıkar.

Üreterovezikal Bileşke Darlığı Bulgular Nelerdir?
Hamilelik sırasında yapılan ultrason tetkikleri yaygınlaştığı için hastaların çoğu herhangi bir bulgu vermeden, anne karnında böbrek ve idrar yollarında genişleme ile fark edilir. Anne karnında tanı almayan ve daha sonra tanı alan çocuklarda ise karında şişlik ve idrar yolu enfeksiyonu gibi bulgular ortaya çıkabilir. Daha büyük çocuklarda sırt ve bel ağrısı ile böbrek taşları görülebilir.

Tanısı Nasıl Konur?
Bu bölgede darlık ve tıkanma olup olmadığını göstermek için bazı görüntüleme (radyolojik) çalışmalarının yapılması gerekir.

Üriner anomali düşünülen hastada ilk yapılacak tetkik üriner ultrasondur. Böbrek ve üreterlerin genişleyip genişlemediğini, böbreğin yerleşimini ve böbrek dokusunun iyi gelişip gelişmediğini ve mesane duvar kalınlığını gösterir. Takip edilecek hastanın üriner sistemi hakkında temel bilgiler sağlar.

MAG-3 böbrek sintigrafisinde toplardamar yoluyla radyoaktif madde ve idrar söktürücü ilaç verilerek böbreklerden idrarın atımı süresi, genişleme olup olmadığı ve tıkanma bulgusu olup olmadığı, tıkanma bulgusu varsa bundan ne kadar etkilendiği gösterilir.

Voiding sistoüretrogram (işeme filmi): Üretradan yerleştirilerek mesaneye uzanan bir sonda aracılığıyla mesane içine kontrast medde verilir. Mesanenin ve üretranın yapısı, üreterlere kaçış olup olmadığı değerlendirilir.

Seçilmiş olgularda manyetik rezonans görüntüleme böbrek, üreter ve mesanenin iyonize radyasyon almadan ayrıntılı görüntülenmesi sağlayabilir.

Üreterovezikal Bileşke Darlığı Nasıl Tedavi Edilir?
Çocuğun yaşına, yakınmaların şiddetine ve bulgulara göre tedavi planı çizilir. Çocuk idrar yolu enfeksiyonu geçirmesin diye koruyucu antibiyotik başlanabilir. Bazı çocuklarda genişeme çok belirgin olmasına rağmen böbrek çalışması ve idrar çıkışı iyidir. Bu hastaların yakın izlenmesi gerekir. Bu olgularda çocuk büyüdükçe üreterlerdeki genişlemeler düzelebilir. Eğer genişleme ve tıkanıklık böbrek çalışmasını bozuyorsa mutlaka cerrahi tedavi yapılması gerekir. Üretrovezikal bileşke tıkanıklığında cerrahi tedavi böbrek işlevinin korunması amacıyla yapılır.

Üreteroneosistostomi (üreteral reimplantasyon): Bu cerrahi işlemde dar ve anormal gelişen üreter alt ucu çıkartılır. Çok genişlemiş üreterlerde üreter çapı daraltılır ve üreter ya mesane içinden veya mesane dışından hazırlanan yeni bir yolla reflü olmayacak tarzda mesaneye tekrar birleştirilir. Cerrahi tedavinin başarısı yüksektir ve %96-98’e kadar yükselmektedir.

Operasyon sonunda mesaneye Foley sonda yerleştirilir ve bir adet dren konur. Bazı durumlarda üreter kateteri de yerleştirilebilmektedir.

Üreterin alt kısmının cilde ağızlaştırılması: Böbreğin bir kateter ile cilde ağızlaştırılması (perkütan nefrostomi) ve üreteral stentlerin kullanılmasının mümkün olmadığı durumlarda tercih edilebilmektedir. Çok ciddi üreter genişliği olan ve böbrek işlevi iyi olmayan yenidoğan bebeklerde üreterin genişlemiş alt ucunu cilde ağızlaştırmak gerekebilir. Böylece idrarın akışı rahatlar idrar bebek bezine akar ve böbrek üzerindeki baskı ortadan kalkar. 18 aylıkken üreter tekrar mesane içine alınır.

Başka Tedavi Seçenekleri Var mıdır?
Diğer tedavi seçenekleri ise kapalı yöntemlerle (laparoskopik ve ya robotik) üreteroneosistostomi yapmak şeklinde tedavilerdir. Her iki tedavi seçeneğini de hastalarıma başarıyla uygulamaktayım. Bu yaklaşımlarda cilt kesisi yerine karın duvarında açılacak 3-4 küçük delikten yerleştirilen kamera ve diğer aletler ile vücut içine girilir.

Cerrahi yöntem, yaklaşık operasyon süresi ve başarı oranları açık operasyondakiyle aynıdır. Kapalı yöntemlerin avantajları: Cilt kesisinin küçük olması, optik büyütme altında daha büyük ve net görüntü sağlanabilir olması, ameliyat sonrası ağrının az olması, ameliyat sonrası hastanede kalış süresinin kısa oluşu (1- 2 gün), iyileşmenin ve normal hayata dönüşün daha hızlı olması.

Operasyon Sonrası Dönemde Bakım Nasıl Olmaktadır?
Genellikle hastanede kalış süresi 3-4 gündür. Erken dönemde çocuğa intravenöz sıvı, antibiyotik ve ağrı kesiciler verilmektedir. Yeterli düzeyde sıvı alımı ve beslenme başladığında tüm ilaçlar ağızdan verilir. Operasyon sonrası mesane kasılmaları sık rastlanan bir durumdur. Eğer semptomlar sıkıntı oluşturursa, bu kasılmaları azaltmak için antikolinerjik ilaçlar kullanılmaktadır. Cerrahi sonrası idrar rengi kanlı olacaktır. Bu durum normaldir ve 10-14 güne kadar devam edebilmektedir. Genellikle foley sonda 2-3 gün içinde alınır. Dren ise foley sonda alındıktan bir gün sonra çıkarılır. Foley sonda alındıktan sonra sık idrara çıkma, aralıklı kanlı idrar yapma ve idrar kaçırma şikâyetleri olabilmektedir. Mesanenin iyileşmesi ile 2-3 haftalık dönem içinde bu şikayetler ortadan kalkar.

Hastaların Ameliyat Sonrası Takibi Nasıl Olmaktadır?
Hastaneden çıktıktan 7 gün sonra yara yerinin kontrolü yapılır. Operasyondan 4-6 hafta sonra ise üriner sistem ultrasonografisi planlanır. Bu test ile cerrahi yapılan yerde darlık olup olmadığı değerlendirilir. Cerrahiden yaklaşık 3 ay sonra ise böbrek sintigrafisi yapılarak yine darlık olup olmadığı değerlendirilir.

 

VEZİKOÜRETERAL REFLÜ

Vezikoüreteral Reflü Nedir?
Böbreklerin en önemli işlevleri kandaki zehirli maddeleri temizleyerek bunların idrar olarak atılmasını sağlamaktır. İdrar böbrekler tarafından yapıldıktan sonra üreter olarak adlandırılan tüpler vasıtası ile idrar torbasına (mesane) ulaştırılıp depolanır. Her iki tarafta üreter ve mesane arasında adeta bir kapak mekanizması ile idrarın geriye, yani böbreklere kaçması engellenir. İşeme esnasında idrar torbası kasılıp üretral sfinkter (üretrayı saran halka şeklindeki kas) açılarak idrarın mesaneden üretra olarak kanaldan dışarıya akması sağlanır. Burada böbreklerden itibaren açıklığına kadar tüm sistem üriner kanal olarak adlandırılır. Vezikoüreteral reflü idrarın mesaneden böbreklere doğru kaçması durumudur.

Çoğu çocuklarda reflü bazen doğumsal bir hata nedeniyle olabilir ve bunun nedeni üreter ile mesane arasındaki anormal bağlantı ile birlikte olan kısa ve etkisiz kapak mekanizmasıdır. Bazı çocuklarda ise anormal işeme özellikleri reflüyü ortaya çıkarabilir.

Reflü çocuklarda enfeksiyonlara meyil oluşturarak mesela böbrek enfeksiyonu olarak adlandırdığımız piyelonefrite ve sonuçta böbrek hasarına neden olabilir. Daha ciddi reflüler ise daha büyük böbrek hasarlanmasına neden olabilir. Reflünün fazla olduğu durumlarda üreter ve böbrekleri büyütüp şekil bozukluğu oluşabilir

Reflü Kimlerde Oluşur?
Reflü yaklaşık olarak sağlıklı çocukların % 1-2’ sinde oluşur. Genelde çocuk üriner enfeksiyona yakalandıktan sonra tanı konur. Tanı esnasındaki yaş 2-3 yıldır, ancak bebeklik veya daha yaşlı çocuklarda olduğu gibi herhangi bir yaşta da tanı konabilir. Tedavi edilen çocukların dörtte üçü kızdır.

Bazı çocuklarda reflü ailesel olabilir. Reflülü çocukların kız veya erkek kardeşlerinin üçte birinde de bu rahatsızlık olabilir. İlave olarak, eğer anne reflü nedeni ile tedavi görmüş ise çocuklarının da yarısında reflü görülebilir. Şayet çocuklarınızdan herhangi birinde reflü varsa kardeşlerini de doktorunuza gösteriniz.

İdrar yolu enfeksiyonu genelde bakterilere bağlı oluşur ve böbrek, mesane veya her ikisini birden etkileyebilir. Böbreği etkilerse buna piyelonefrit denir. Tipik işaretleri ateş, karın veya böğür ağrısı, üşüme, bulantı veya kusmadır. Birincil olarak mesaneyi yani idrar torbasını tutar ise sistit olarak adlandırılır. Burada da tipik işaretleri ağrılı, sık veya acil idrar yapma veya yatağa işemedir. Yeni doğanlarda bu tipik işaretler olmaz. Bunlarda ateş, huzursuzluk, kusma, ishal, iştahsızlık ve kilo almada gecikme izlenebilir.

Üriner enfeksiyona neden olan bakteriler genelde çocuğun kendi kakasında mevcuttur. Çok ciddi temizliğe rağmen bakteriler genital bölgeye yerleşerek sonuçta mesane ve üretraya girerler. Şayet çocukta reflü var ise bakteriler böbreklere ulaşarak böbrek enfeksiyonuna neden olabilirler.

Reflü Tanısı Nasıl Konur?
İşeme sistoüretrografisi adını verdiğimiz bir test ile tanı konur. İdrarın dışarı geldiği yol olarak tarif edebileceğimiz üretraya kateter denillen ince ve yumuşak bir tüp yerleştirilir. X ışını alınca görünür hale geçen ilaçlı bir sıvı mesane dolana kadar doldurulur. Daha sonra çocuktan işemesi istenir. Bu arada filmler çekilerek geriye doğru kaçış olup olmadığına bakılır. Bu test genelde 15-20 dakika arasında sürmektedir. Bazen kateter kullanılmasına bağlı çocukların bazılarında bu test esnasında enfeksiyon oluşabileceğinden testten önce ve sonra antibiyotik verilmesi tavsiye edilir.

Kateter yerleştirilmesine bağlı çocuklarda oluşabilecek sıkıntıyı azaltmak için doktorunuzla konuşmakta fayda vardır. Genelde hafif bir sakinleştirici testten önce çocuğa verilebilir. Genel anestezi ile yapılması tavsiye edilmemektedir, çünkü işeme esnasında reflü olup olmadığının gözlemi önemlidir.

Reflülü Çocuklarda Başka Hangi Testler Yapılabilir?
Reflü ve üriner enfeksiyonun böbrekler zarar verip vermediğini anlamak için ultrasonografi, böbrek sintigrafisi veya renkli film (İVP) gerekebilir.

Ultrasonografi dışındaki diğer testlerde düşük miktarda radyasyon alınmaktadır, ancak diğer testlerle karşılaştırınca oldukça düşük orandadır. Bu testler yapılırken çocukta huzursuzluk oluşabilir. Bu durumda çocuğunuzun doktoru ile konuşarak yardım isteyebilirsiniz.

İdrar yolu enfeksiyonunu tespite yönelik testler ise idrar tahlili ve idrar kültürüdür. Bu testleri yaparken oluşabilecek tek risk idrar almadan önce ciddi temizlemede kullanılan maddelere karşı oluşabilecek reaksiyondur.

Gündüz idrar kontrolü yapamayan çocuklarda başka testler de yapılabilir. Mesela mesanenin büyüklüğü ve fonksiyonlarının normal olup olmadığını anlamak için işeme testi denilen ve çocuğun özel bir tuvalete işetildiği ve akımın hızı ve şeklinin tespit edildiği test yanında, işedikten sonra mesane içinde kalan idrar miktarının tespit edildiği rezidüel idrar miktarı testi ve son olarak da ürodinami dediğimiz mesaneye küçük bir kateter yerleştirilerek yapılan ve mesanenin steril serum ile doldurulduğu ve mesane büyüklüğü ile basıncının ölçüldüğü testleri sayabiliriz.

Reflü Nasıl Tedavi Edilir?
Reflüsü olan çocuklarda tedavide amaç böbreğin enfekte olması, hasarlanması ve yukarıda anlattığımız komplikasyonların önlenmesidir. Üç tane tedavi seçeneği vardır: medikal tedavi, cerrahi tedavi gözlem.

1. Medikal tedavi: Temelinde reflünün zamanla ortadan kalkması yatmaktadır. Bu süre ortalama 5-6 yıldır. Medikal tedavinin amacı çocuğu böbrek hasarı ve üriner enfeksiyondan korumaktır. Çoğu çocukta mesane ve üreter arsındaki bağlantının olgunlaşması ve normalleşmesine bağlı reflü zamanla ortadan kalkmaktadır. Reflünün derecesi ne kadar küçükse kaybolması da o kadar kolay olmaktadır. Tek taraflı reflülerin düzelmesi çift taraflı olanlara oranla daha kolay olmaktadır. Medikal tedavi enfeksiyonlardan korunmak için antibiyotik profilaksisi (enfeksiyonlardan korunmak için antibiyotik kullanımı), mesane eğitimi ve diğer tedavileri içerir. Çocuk periyodik olarak muayene edilmeli ve idrar tetkiki yapılmalıdır. Belli aralarla radyolojik tetkikler de yapılmalıdır.

Antibiyotik profilaksisi: Üriner enfeksiyonlar her gece yatmadan önce (bu şekilde mesanede daha uzun süre kalabilir) düşük doz antibiyotik verilerek önlenebilir. Bu amaçla tam dozun dörtte biri veya üçte biri verilebilir. Bu şekilde antibiyotikler uzun süreli kullanılabilir. Antibiyotik profilaksisi reflüyü düzeltmez ama üriner enfeksiyon oluşumunu engeller. Üriner enfeksiyonla birlikte olmayan reflü ise böbreğin hasarlanmasına neden olmaz. Antibiyotik proflaksisi reflü ortadan kalkana veya reflü riski azalana kadar devam ettirilir.

Mesane eğitimi: Burada çocuğun işeme aralıkları düzenlenir. Ayrıca ebeveyn ile çocuğa mesane işlevlerini geliştirme teknikleri öğretilir. Amaç normal işeme şekli öğretilerek üriner enfeksiyonların gelişimini engellemektir. Mesane eğitimi antibiyotik profilaksisi ile birlikte uygulanır. Doktor ebeveyn ve çocuğa genital organlar ve anal bölgenin genel temizliğinin nasıl olacağını da gösterebilir. Ayrıca kabızlıktan nasıl korunacağının da öğretilmesi önemlidir. Diğer tedaviler: Bunlar arasında antikolinerjikler bulunur. Mesane işlevlerini düzeltmede bu ilaçlar oldukça etkilidirler ve uzun yıllar güvenle kullanılabilirler.

2. Cerrahi tedavi: Amaç cerrahi tedavi ile reflüyü tedavi ederek potansiyel risklerden çocuğu korumaktır. Genel anestezi altında alt karın kesisi ile uygulanır. Bu sayede mesane ve üreterler arasındaki kapak mekanizması düzeltilerek reflünün oluşması önlenir. Bunun için suni materyal gerekmemektedir. Çok çeşitli ve etkili operasyon teknikleri mevcuttur. Operasyondan sonra birkaç gün süre ile mesaneye bir kateter yerleştirilir. Hasta yaklaşık olarak hastanede 2-5 gün arasında tutulur. Operasyonun başarılı olup olmadığını anlamak için takip filmleri alınır. Şayet reflü başarılı bir şekilde düzeltilmiş ise nüks etmesi çok zordur. Antibitotik profilaksisi kesilir.

Son yıllarda cerrahiyi en az invazif yöntemlerle yapmaya yönelik çalışmalar vardır. Laparoskopik yöntemle veya robot yardımlı laparoskopik yöntemle bu ameliyatları yapmak mümkündür. Ülkemizin ve Avrupa’nın en önemli robot yardımlı ekstravezikal üreteroneosistostomi çocuk serilerinden birisi şahsıma aittir ve başarı oranım % 95’lerin üzerindedir.

Diğer bir cerrahi düzeltme yöntemi ise endoskopik cerrahidir. Genel anestezi altında cerrah üretral açıklıktan sistoskop denilen cihaz ile girerek, üreterin mesaneye girdiği yere madde enjekte ederek reflü tamiri yapar. Standart cerrahi teknikler kadar başarılı değildir.

3. Gözlem: Burada antibiyotik tedavisi sadece üriner enfeksiyon oluşunca verilir. Buradaki mantık üriner enfeksiyonun hızlı bir tanı ve tedavisi ile reflüye bağlı böbrek hasarının önlenmesi enfeksiyonunun tedavisidir. Ancak üriner enfeksiyonun hızlıca gelişip gelişip çocuğu da etkileyebileceği unutulmamalıdır. Test için idrar örneği alma ve buna göre tedaviye başlama zaman kaybına neden olup enfeksiyona bağlı böbrek hasarına neden olabilir.

Reflülü çocuklarda ilave bakımlar: Bu çocukların periyodik takipleri yapılarak üriner enfeksiyon yönünden gözlenmelidir. Hasta çocuklarda idrar tahlili ve idrar kültürü yapılarak hastalığın üriner enfeksiyona bağlı olup olmadığı gösterilmelidir. Doktor aynı zamanda çocuğunuzun kan basıncını da kontrol etmek isteyecektir. Bu durum özellikle böbrek hasarında önemlidir. Mesane filmleri alınarak reflünün düzelmesi, aynı şekilde devam etmesi veya kötüleşmesi yönünden takip edilir. Yukarıda anlatılan diğer testler de takip için kullanılır.

 

MESANE TÜMÖRÜ

Mesane Tümörü Nedir?
Özellikle mesanenin iç yüzeyindeki hücrelerin kontrol çoğalmasına bağlı olarak gelişen mesane tümörü, idrar kesesinde kitle oluşmasına neden olur. Mesane kanseri 3 çeşittir;

Üropiteliyal karsinom: Mesane duvarını kaplayan hücrelerde görülen bir kanser çeşididir.
Yassı epitel hücreli karsinom: Uzun süreli enfeksiyon ya da irritasyona maruz kalan mesanenin yassı epitel hücrelerinden meydana gelen bir kanser çeşididir.

Adenokarsinom: Mesanedeki salgı yapan hücrelerde görülen bir kanser çeşididir. Mesane duvarındaki mukustan sorumlu olan hücrelerin anormal çoğalması sonucu oluşur.

Mesane Kanseri Nedenleri Nelerdir?
Mesane kanserinin en önemli iki nedeni: sigara içmek ve kimyasallara maruz kalmaktır. Sigaradaki kimyasallar kan dolaşımına girerek böbreklerden süzülür ve mesanede biriken idrarın içinde yerini alır. Bu maddeler buradaki hücrelerin yapını bozarak kanser riskini artırır. Bunlara ek olarak mesane enfeksiyonları ve kemoterapi ilaçları da mesane kanseri riskini artırabilir.

Mesane Kanseri Belirtileri Nelerdir?
En yaygın mesane kanseri belirtisi idrarda kan görülmesidir. Hematuri olarak adlandırılan bu kanama, mesane yarası belirtisi olabilir. Ağrının eşlik etmediği idrarda kanama belirtisi süreklilik arz etmez, aralıklı olarak devam edebilir. Bu belirtiye ek olarak idrar yapmada zorlanma, idrar ile kan pıhtılarının gelmesi ve idrar yaparken yanma gibi belirtiler de mesane kanserinin ilk belirtileri olabilir.

Mesane Kanseri Tanısı Nasıl Yapılır?
İdrar kanaması görüldüğünde mesane kanserinden şüphe edilir ve öncelikli olarak görüntüleme yöntemleri ile kanamanın nedeni belirlenir. Mesane kanserinin tanısının belirlenmesinde en başarılı yöntem sistoskopidir. İdrar yolunda kullanılan ince ışıklı bir aletle mesanenin içinin görüntülendiği sistoskopi yönteminde şüpheli dokudan örnek almak da mümkündür. Aynı zamanda bu işlem sırasında mesanede var olan tümörlü yapılarda temizlenebilir.

Mesane Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?
Hastalığın evresine, tümörün büyüklüğüne ve çeşidine göre mesane kanseri tedavisi yapılır. Mesane duvarının yüzeyinde oluşan düşük dereceli kanser hücreleri sistoskopi le birlikte yapılan TUR (kapalı yöntemle tümörün temizlenmesi) tedavisi ile temizlenebilir. Bu işlemin daha sonra düzenli aralıklarla takip edilmesi önemlidir. Yüksek dereceye sahip tümörlü dokulara TUR işlemi sırasında ilaç da verilebilir. Kas dokusuna kadar ilerleyen ancak diğer dokulara yayılmayan kanser tedavisinde mesane alınması gerekir. Radikal sistektomi denilen bu işlem ile mesane, etrafındaki lenf bezleri ve prostat alınır. İdrarın depolanması için ince bağırsaklar kullanılarak yeni bir idrar kesesi yapılır. Bazı mesane kanser çeşitleri için radyo terapi ve kemoterapi işlemleri yapılır.

Ürolojiyi ilgilendiren rahatsızlıklar erkeklerde, böbrekler, idrar yolları, idrar torbası, prostat bezi, penis ve testisler ile ilgili problemlerdir. Bayanlarda ise böbrekler, idrar yolları, mesane ve cinsel hastalıklar bu alana girmektedir.